Şimdi size anlatmaya başlayacağım 4.5 milyar yıldır sönmeyen bir ışık kaynağının güneş olduğunu anlamışsınızdır zaten,bu öyle etkili bir gücü içinde barındırıyor ki, kendisine ilah diye tapanlar dahi olmuştur.

Öyle ki bu ışık kaynağı üzerinde meydana patlamaların her biri, dünyamızın 40-50 katı büyüklüğünde alev fışkırmalarına sebep olmaktadır.

Ayrıca, dünyaya olan uzaklığı 149.000.000 km olmasına rağmen ışığının gücü o kadar etkilidir ki, içinde milyarlarca yaşam barındıran bir sistemi ısıtmaya, aydınlatmaya yetmektedir.

Bu mesefe olması gereken daha yakın olsaydı veya uzak olsaydı, dünyanın dengesi tepetaklak olacaktı.

Yani ona bu kadar uzak oluşumuz, kendimizi güvende hissetmemize yeterli midir ?

Sarı renginden dolayı, cüce ise yıldız sistemi içerinde ki en küçük ışık kaynağı olması sebebiyle bu isim verilmiştir.

Bu cücecik ! içerisine tam 1.3 Milyon kez dünyayı sığdırabiliriz.

Bence ürpermeye başlayın !

Neden mi ürpermelisiniz ? HAŞMET’ten yani bu kadar küçük oluşumuzdan ! Yada evrenin bukadar büyük oluşundan, yada bu evreni yaratan gücün ne kadar büyük olabileceğinden ürperin !

Bu ışık kaynağının, 1 saniyede ürettiği enerji , bugüne dek yaşamış tüm insan uygarlığının kullandığı enerjiden fazladır.

Ve bunu tam 4.5 milyar yıldır yapmaktadır.

Mesele nin özü nedir bilir misin, dostum !

Malesef insan bazen gördüğü sanata hayranlık duyup, sanatçıyı unutabiliyor.

4.5 Milyar yıldır, görevini eksiksiz yerine getiren mükemmel bir sistemi, insanoğlunun hizmetine veren yaratıcıyı, insan anlamak için gerekli çabayı göstermiyor.

Hatta haddini aşarak onu tanımadığını söylüyor.Daha da öteye giderek kendinin yaratılmış olduğunu unutup, ilahlık taslamaya kalkıyor.

En son 3-5 piramit yaparak kendini ilah ilan eden firavunun son halini bir hatırlayın.

Evet videonun başında da bahsettiğimiz gibi, Yaratılana hayran olup, ona tapınan insanlar ziyandadır.

Gece ve gündüz, güneş ve ay O’nun işaretlerindendir. Eğer gerçekten Allah’a tapıyorsanız güneşe de aya da secde etmeyin, onları yaratan Allah’a secde edin.