Ana sayfa Blog Sayfa 7

Hapishanede Muhteşem Kur’an Okuyan Burmalı Çocuk

Malezya’da Hapishane’de Kur’an okuyan çocuğun muhteşem sesi! Ustadz Nafis Yakub adındaki 16 yaşında Müslüman Burmalı çocuktan zindanda müthiş Kuran tilaveti Burmalı çocuktan zindanda müthiş Kuran tilaveti “Okumuyor, yaşıyor” Burma’da Budistler tarafından estirilen terörden kaçarak, Malezya’ya hicret ederken sahilde Malezya polisleri tarafından gözaltına alınan Burmalı çocuğun, hapiste okuduğu müthiş Kuran tilaveti.
Kurani Kerim’den Kalem süresinin 10 ve 28. ayetlerini okuyan Burmalı çocuk, okumuyor adeta yaşıyor dedirtti.
Ayetleri anlam itibari ile olduğu kadar, okumak tarzı ve makamıyla da körelmiş idraklere sunan Burmalı çocuk, adeta yaşadığı işkenceleri ayet olup anlatıyor.
İşte o müthiş Kuran tilaveti.

TÜRK HAFIZ DÜNYA 2.Sİ OLDU

Bu yıl iran’da 34.cüsü düzenlenen Dünya Kur’an-ı Kerimi Güzel okuma yarışmasında ülkemizi temsilen katılan Kurra Hafız Ahmet Sarıkaya Dünya 2.si olarak büyük bir başarıya imza attı.

Daha önce birçok yarışmaya katılarak Dünya 1.cilikleri ve birçok derece kazanan ülkemizin güzide Hafızlarından Kurra Hafız Ahmet Sarıkaya güzel okuma kategorisinde ülkemize bir derece daha kazandırdı.

Tabiki İran’da yapılan yarışmaları yakinen takip edenler bilirki orada 1.cilikler 2.cilikten başlamaktadır.Velevki görme engelliler kategorisinde 1.olan yine bir İranlı Muhammed Bahrami’dir.

Daha önce birçok kez dünya 1.ciliği bulunan Hafız Ahmet Sarıkaya hocamızı Kur’an Meclisi olarak bizlerde tebrik ediyor her daim kendisinin yanında ve destekçisi olduğumuzu bildiriyoruz.

CANLI YAYINDA KUR’AN OKURKEN VEFAT ETTİ

Endonezyalı ünlü hafız Şeyh Jaafar Abdurrahman, Endonezya Sosyal İşler Bakanlığının düzenlediği bir törende Kur’an’ı Kerim okurken hayatını kaybetti.

Endonezya’nın en ünlü hafızlarından olan Şeyh Jaafar Abdurrahman, Kur’an’ı Kerim’den Mülk Suresi’ni okurken fenalaşarak kendinden geçti. Sağlık ekiplerinin anında müdahale edip hastaneye kaldırdığı ünlü hafız tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Hastaneden yapılan açıklamada ünlü hafızın kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği belirtildi.

Mülk Süresinden ölmeden hemen önce okuduğu ayette Allah Şöyle buyuruyordu : “Sizin hanginizin en güzel ameli yapacağını” imtihan etmek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. Ve O; Aziz’dir, Gafûr’dur.” (Mülk 2)

Allah’ın Söyleyecek Sözü Biter mi Hiç ?

Fatih İmdat ‘ın tilavet ettiği kehf süresinde Allah bizlere ne buyuruyor ?

Kehf suresi meali, içeriğinde bulunan 110 ayetin açıklanmasıyla yapılır. Sure Mekke’de indirilmiştir. Surenin 28. ayetinin Medine’de indirildiği rivayet edilmektedir. Adını içinde geçen mağara arkadaşları anlamına gelen “Ashab-ı Kehf” den almaktadır.

Kehf suresinin meali nedir?

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Hamd olsun Allah’a kuluna bir Kitap indirdi ve ona hiç eğrilik koymadı.

Bunu bir Kitap olarak indirerek, insanları uyarmak ve faydalı işler yapan müminlere güzel mükafatları olduğunu müjdelemek istedi.

Onlar orada sonsuza kadar kalacaktır.

Allah çocuk edindi diyenleri uyarmak için.

Allah evlat edindi diyenlerin ve atalarının bununla bir alakası yoktur. Söyledikleri söz, yalandan başka bir şet değildir.

Bu Kitaba inanmazlarsa, helak olurlarsa üzüntüden harap olacaksın.

İnsanların yaptıkları amelleri denemek için, dünyadaki her şeyi kendine özel yarattık.

Biz orada bulunan her şeyi kuru bir toprak yapacağız.

Resulüm sen bizim ayetlerimizden yalnız Kehf ve Rakim sahiplerini  ibrete şayan mı sandın?

 

O gençler mağaraya sığınmış ve Rabbimiz bize rahmet ver, bizi bu durumdan kurtarmak için bir yol hazırla, demişler.

Bizde bu yüzden mağarada kulaklarına perde koyarak, onları uykuya daldırdık.

Daha sonra iki grubu da uyandırarak, burada kaldıkları süreyi hangisinin doğru tahmin edeceğini görmek istedik.

Onlar Rablerine inanmış kişilerdi. Biz onların başından geçen gerçekleri anlattık.

Bu yüzden onların hidayetini arttırdık.

Yiğitler ayağa kalkarak, “Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz Ondan başka birine Rab demeyiz. Böyle yaparsak saçma konuşmuş oluruz.”

Bizim kavmimiz Allah dışında başka tanrılar buldular. Bu tanrılar bir tane delil gösterseler! Gösteremediklerinden dolayı Allah hakkında yalan söyleyenden başka zalim olur mu?

İçlerinden biri “Siz onlardan ve onların taptığı tanrılardan uzaklaştınız, bu yüzden mağaraya sığının. Sığının ki Rabbinizin rahmetinden faydalanın işleriniz kolaylaşsın ve kolaylıklar sağlansın.”

Resulüm orada olsaydın sen de güneşi görürdün. Mağaranın sağından doğar, solundan onlara dokunmadan batardı. Onlar güneş ışığından rahatsız olmazdı. Bu Allah’ın ayetleridir. O kime hidayet ederse, o hakka ulaşmıştır.  Hidayetten mahrum olanlar, kendilerini doğruya yöneltecek dost bulamazlar.

Onlar uykuda olmalarına rağmen, sen onları uykuda zannedersin. Onları sağa, sola çevirirken, köpekleri mağaranın girişinde yatmaktaydı. Onların durumuna muttali olsaydın, onlardan kaçar ve gördüklerinden korkardın.

Biz onları birbirine sormaları için uyandırdık, içlerinden biri: “Burada ne kadar kaldınız?” dedi. Bazısı “Bir gün ya da daha az kaldık.” diye cevap verdi. Bazıları da “Rabbiniz burada kaldığınız süreyi daha iyi bilir. İçinizden birini gümüş parayla şehre gönderin, hangi yiyecek temizse, oradan erzak getirsin. Orada dikkatli olsun, sizin burada olduğunuzu, kimseye belli etmesin. ”

Onlar sizi öğrenirse, ya sizi taşlar ve öldürür ya da kendi dinlerine çevirirler, iflah olmazsınız.

İnsanları bu konudan haberdar ettik ki, kıyametin olduğunu, Allah’ın vadinin hak olduğunu bilsinler. Onlar, üzerlerine bina yapın. Rableri onları iyi bilir. Onları bilenler ise, “Bizler onların yanı başına mescit yapacağız.”  dedi.

Bazıları “Onlar üç kişi, dördüncüsü köpekleridir.” diyecek, sonra “Beş kişidir, altıncı köpekleridir.” diyecekler. Böyle şeyler bilinmeyen hakkında yorum yapmaktır. Bazıları da “Yedi kişilerdir, sekizincide köpekleridir.” der. Onlara de ki, hepsinin sayısını Rabbim en iyisini bilir. Onlar hakkında bilgisi olan azdır. Bu yüzden Ashab-ı Kehf hakkında kimseden malumat isteme.

İmkansızlıklar İçinde Kur’an’a Sarılan Bir Topluluk

Ustaz Hassan Massange Neml süresini okuyor.Zorlu imkanlar içerisinde program yapacak bizler gibi lüks salonları olmayan insanlar samimi tilavetlerine şahit oluyoruz.

Kur’an insanı zenginleştirir.

“Evlerinizde Kur’an okumayı yayınız. Bir ev ki onda Kur’an okunmaz, o evin hayrı azalır, şerri çoğalır. Ehline darlık gelir…” “Kur’an’ı oku yasak ettiği şeyleri anla. Şayet okuman seni yasaklardan almıyorsa onu okumuş, anlamış sayılmazsın.” “Kur’ân Allah’dan başka her şeyden faziletlidir. Kur’ân’ın diğer kelâma olan üstünlüğü azîz ve celîl olan Allah’ın yarattıklarına üstünlüğü gibidir” (Şerhu Sahihi Tırmizi, XI 47; Mişkâtu!-Mesâbih,1,660.)

Hz. Peygamber (sav); “Allah katında Kur’an’dan daha üstün şefaatçi yoktur. Ne peygamber, ne melek ve ne de başkaları.” buyurdu. ı Abdülmelik.Taberani) Hz. Peygamber (sav); “Ümmetimin en faziletli ibadeti, Kur’an okumaktır? buyurdu. Hz. Peygamber (sav);”İlim-bilgi isterseniz Kur’ân’ı Kerimi karıştırın. O’nu inceleyin. Çünkü evvelin ve ahirin ilmi ordadır?buyurdu, (İbn Mes ud)

Dünyanın Aklını Başından Alan Sesin Hikayesi !

İslam dünyasında CENNETTEN GELEN SES lakabı ile anılan,son yüzyılda bilinen dünya üzerinde yaşamış en güzel seslerden birisi…
Abdulbasit Muhammed Abdussamed
Doğumu ve Nesebi:  Abdulbâsit Muhammed Abdussamed 1927 yılında, Mısır’ın güneyindeki Kinâ Vilâyeti’ndeki Erment’e bağlı Mura‘aze Köyü’nde doğdu. Dedesi Şeyh Abdussamed, Kur’ân ilimleri ve hafızlığındaki üstünlüğüyle bilinirdi. Babası Şeyh Muhammed Abdussamed de hafızlığı ve tecvîd ilimlerindeki ustalığıyla tanınırdı. Kardeşleri Mahmûd ve Abdulhamîd Kur’ân hafızlarıydı. Küçük kardeşleri Abdussamed onlara katıldığına henüz 6 yaşındaydı.

Hatıratında şöyle der: On yaşıma geldiğimde Kur’ân’ı tamamıyla ezberlemiştim. Babam Ulaştırma Bakanlığı’nda görevli, dedem ise âlimlerdendi. Onlardan Kur’ân ilimlerini öğrenmek istediğimde bana Şeyh Muhammed Selîm’in elinde yetişmem için Tantâ’ya gitmemi söylediler. Erment ile Tantâ arasındaki mesafe çok uzaktı. Tantâ’ya gitmek üzere yola çıkmama bir gün kala, Muhammed Selîm’in, Erment’e geldiğini öğrendik. Sanki kader, en uygun zamanda bu adamı bize göndermişti. Yanına gidip kendisine Kur’ân’ı tamamıyla okudum. Sonra, yedi kıraat ile ilgili bir metin olan Şâtıbiyye’yi ezberledim.

Şeyh Abdussamed on iki yaşına geldiğinde, Şeyh Muhammed Selîm’in yardımıyla artık Kinâ’nın her yerinden kendisine davetler geliyordu. Gittiği her yerde Şeyh Abdulbâsit’ten bahsediyordu.

Doğumunun Hatırasına Hz. Zeyneb’i Ziyareti:  Mîlâdî 1950 yılında Peygamber Efendimiz’in صلى الله عليه وسلم ehl-i beytini ve onun temiz neslini ziyaret etmeye gider. Onun buraya üst Mısır’da oturan akrabalarından biriyle gitmesinin nedeni, Hz. Zeyneb’in doğumunun kutlanmasıdır. Ona moral veren şey sesleri ilk olarak duyulan meşhur tecrübeli kârîlerdir. Bu kârîlerin en meşhurları Şeyh Abdulazîz Zâhir, Şeyh Abdulfettâh eş-Şa‘şâ‘î ve Şeyh Mustafâ İsmâ‘îl ve diğerleri… Gecenin yarısından sonra ehl-i beyti sevip de farklı farklı şehirlerden gelen kimseler Hz. Zeyneb Mescidi’ne grup grup akın ederler. Abdussamed’in Mısır’da ikâmet eden akrabalarından biri, bu genç delikanlının çıkıp da aşır şeklinde Kur’ân okuması için izin ister ve ona izin verilir. Çok büyük bir insan topluluğunun ortasında kıraate başlar. Tilâvet Ahzâb Suresi’ndendir. Mescidin her tarafını sessizlik bürür ve gözler cesaretli olup büyük kârîlerin mekanına oturan, küçük kârîye çevrilir. Fakat bu sessizlik çok fazla sürmez. Sessizlik biraz sonra yerini bağrışmalara ve haykırmalara bırakır. Mescidin her bir yanı “الله أكبر”, “الله يرضى عليك” diye kalpten gelen birtakım sloganlarla inler. Bunun sebebi küçük karînin okuduğu aşırdır. Bu kıraat bir saatten fazla sürer. Kıraat o kadar güzel ve etkileyici olur ki, mescidin direkleri, duvarları ve lambaları da aradaki insanlara katılmış, her bir ayet okunduğunda Rabb’lerini tesbîh ediyor ve titriyorlarmış gibi bir manzara oluşuverir.

Şeyh ed-Dabbâ‘ın, Abdussamed’e Sesinin Kaydedilip Yayınlanması İçin Öncülük Etmesi: 1951 yılının bitişiyle birlikte Şeyh ed-Dabbâ‘, Abdussamed’den sesinin yayınlanması için başvuruda bulunmasını ister. Fakat Abdussamed Mısır ve Mısırlılarla olan bağını göz önünde alarak bu konunun ertelenmesini ister. Çünkü sesin yayınlanması özel bir organizasyona ihtiyaç duyuyordu. Şeyh ed-Dabbâ‘, Abdussamed’in Hz. Zeyneb’in doğumu münasebetiyle okuduğu tilavetini çok beğenir ve ondan dolayı şaşkına döner. Böylece Abdussamed’in yayıncılıktaki itimadı tamamlanmış olur. Abdussamed’in yayıncılarla anlaşmasından birkaç ay sonra Hz. Zeyneb Mahallesi’nde oturan ailesiyle birlikte, bundan sonra devamlı Kâhire’de oturması gerekir. Abdussamed’in de radyoya girmesiyle birlikte, radyo araçları almaya yönelik istek artar ve evlerin ve köylerin çoğunda radyo çoğalır. Bunun nedeni Abdussamed’in o güzel sesini dinlemektir. Köylerden herhangi birinde, bir kişide radyo varsa, bu kişi evlerinde iken onun sesini dinleyebilsinler.

Abdussamed derki: ” Tecvit tatlı sese hazırdır ,tatlı sesiniz varsa Kur’ an-ı tecvit etmez misiniz.

Şeyh Abdulbasit radyo programlarına katılmasından sonra, Mısır dışına ilk ziyareti hacc farîzasını yerine getirmek için 1952’de babasıyla beraber Su‘ûdî Arabistan’a gitmesiydi. Su‘ûdî Araplar şeyhin bu ziyaretini Allah’tan bir hediye bilip meyveleri toplaması gerekli bir fırsat olarak kabul edip ve ondan bu ülkede birkaç kayıt yapmasını istediler. Şeyh de bu teklifleri geri çevirmedi ve Su‘ûdî Arabistan’da birkaç tilavet kaydı için bekledi. Bu ülkede yapmış olduğu en meşhur tilavetleri Mescid-i Harâm ve Medine-i Münevvere’de olmuştu. Bu okuyuşları öyle beğenildi ki, bundan sonra “Mekke’nin Sesi” diye kendisine lakap verildi. Su‘ûdî Arabistan’ı ziyaret son bulmadı bilakis birçok devlete, çağrılara katılmış ve özelliklede Kâbe’yi ziyaret etmek için tekrar Su‘ûdî Arabistan’ı ziyaret etmiştir. Dînî kutlamaları ihyâ etmek için ziyaret ettiği ülkelerden biri de Hindistan’dır. Hindistan’da bulunan zengin bir Müslüman onu ağırlamıştır. Şeyh, Kur’ân okuması için bir mescide davet edilmişti. Abdulbasit orada, Kur’ân okuması için kendisini bekleyen insanlara yöneldi, hepsi başlarını eğmiş gözleri secde yerine bakar halde yaş ile dolmuştu. Abdulbasit tilavet bitirinceye kadar böyle ağlamaya devam ediyorlardı. Şeyh’in gözleri de bu mütevazı görüntüden etkilenmiş, iki gözü yaş dolmuştu. Abdulbasit bu yolculuklarında sadece Arap ve Müslüman devletlerle yetinmemiş, dünyanın doğusunu, batısını, kuzeyini, güneyini ziyaret etmiştir. Müslümanlara okumuş olduğu en meşhur mescitler Mescid-i Harâm, Mescid-i Nebevî ve Mescid-i Aksâ ve Emevî Mescididir. Aynı şekilde Halil İbrahim Mescidi’ne, Asyâ, Afrika, Londra ve Hindistan’da bulunan en meşhur mescitlere gitmiştir. Böylece Şeyh Abdulbasit Kur’ân’ı güzel okuması ile üstün bir makama gelmiştir ve unutulmayan bir kimse olarak hafızalara kazınmıştır. Tıpkı kıymetli bir mücevher gibi üzerinden her zaman geçişinde kıymeti ve değeri daha da artmış. Birçok ülkeden ödül almıştır. Bu ülkelerden bazıları Suriye, Lübnan, Senegal gibi ülkelerdir.


Şeyh Abdulbasit’in Hastalığı ve Vefâtı: Şeyh diyabet hastalığına yakalanmıştı. İçme ve yemede sıkıntı çekiyordu. Bu hastalıkla beraber Şeyh’te ciğer yetmezliği de vardı. Abdulbasit bu iki ciddi hastalığa direnmeye güç yetiremiyordu. Böylece Giza şehrinde bulunan, Doktor Bedran Hastanesi’ne yatırıldı. Fakat doktorlar ve Şeyh’in çocukları onun sağlığının zayıflamasından dolayı Londra’ya gitmesini istediler, O da buna kabul etti, Londra’ya gitti. Bir hafta orada kaldı. Ömrünün günlerinin bittiğini anlamış gibi, kendisi ile beraber gelen oğlu Tarık’tan kendisini Mısır’a götürmesini istemişti. Şeyh Abdulbasit, 30.11.1988 Çarşamba günü vefat etti. Allah Rahmet Eylesin Rahimallah ya Şeyh Abdulbasıt Abdussamed ”

 

Vahid Nazarian – İran’ın Mustafa İsmaili Öldü mü?

İran’ın efsane okuyucularından birisi olmaya aday meşhur Kur’an okuyucusu Vahid Nazarian 2017 uluslararası Kur’an-ı Kerim yarışmasında Kur’an okudu.

Vahid Nazarian hakkında birçok şehir efsanesi duyduk.Kimileri kalp hastalığından dolayı artık Kur’an okuyamadığını söyledi.Kimi kalp hastalığından dolayı vefat ettiğini söyledi.

Yıllarca başka kayıtlarını kimse bulamadı.Takipçilerinin yakından bildiği Kamer – Rahman ve Naziat ,Meryem sürelerini okuduğu birkaç videodan başka kaydı yoktu.Ta ki 2016 yılında bir sürü tilavet kayıtları,canlı yayınlar ile tekrar Kur’an sevdalıları ile buluştu.

Yukarıda izlediğiniz kaydı İran’da yapılan Uluslararası Kur’an-ı güzel okuma yarışmasında çekilmiş bir videosudur.

Velhasıl yaşıyor olması ve tilavetlerine devam ediyor olması çok güzel değil mi?

 

169,390HayranlarBeğen
32,203TakipçilerTakip et
102,000AbonelerAbone ol

Most Popular

Araç çubuğuna atla