Yılbaşı yaklaşmakta, piyango biletini almadınız mı hala?

Ya da gelecek yılbaşı için evinizi çam ağaçları ile süslemediniz mi?

Gerçi ölen insanlık için susup, ağaçlar için ayaklanan tipler aman duymasın.

Zaten duymazlıktan geliyorlar ne hikmetse. Kendi bayramları olduğu için sanırım!

Artık evinizi süslemenize gerekte yok, çünkü girdiğimiz bütün avm ’ler bu işi hakkı ile sahiplenmiş durumdalar zaten. Ee nede olsa ekmek kapısı değil mi?

Zaten yılbaşının yaklaştığını, ilk olarak AVM’lerde aylar öncesinde başlayan ışıklandırmalar ile hatırlamış oluyoruz.

Neyse sizi fazla oyalamadan büyük bir piyango ikramiyesi kazanmanın yöntemlerini anlatmaya geçelim.

Fakat bir dakika, büyük ikramiye tüyolarını vermeden evvel şu bilgileri dinleyip anlamalısınız, yoksa vereceğimiz ikramiye tüyolarını anlamakta güçlük çekersiniz.

Anlamaz iseniz maazallah büyük ikramiyeden olursunuz sonra!

Konumuza çok önemli 2 soru ile başlıyoruz:

  1. İkramiye ya sana çıkarsa!
  2. İkramiye ya sana çıkmazsa!

Evet, ilk soru ile başlayalım. Sokakta yürürken bir kalabalık görüyorsun. Uzun uzun kuyruklar. Yani öyle bir kuyruk ki sorma. Gören burada mutlaka bedava bir şeyler dağıtıldığını zanneder.

Ama anlıyorsun ki Nimet Abla ‘nın önünden geçmektesin. O an içinden bir ses yükselmeye başlıyor “hadi bilet al Ya çıkarsa Ya çıkarsa” diye beynini kemiriyor.

Bizlerde klasik bir tabir vardır ya, içinden geldiği gibi yaşa!

İçimizden gelen sese kulak verdiğimiz üzere soluğu nimet ablanın önünde ki kuyrukta alıyoruz.

Fakat sen Müslüman olduğun için içinde bir yerlerde bir ses daha var ama çok kısık. Yani okadar kısık ki duyman imkânsız o ses ise “yapma, alma, haram bu, yasak, hayrını göremezsin” diyor.

Lakin kıldığımız namazı çarçabuk kılıp geçerken hesapladığımız zaman, bu bilet kuyruğunda para vermek için beklediğimizde hiç aklımıza gelmiyor. Zorumuza gitmiyor yani.

Neyse ki sıra geliyor, çocuğumuzun harçlık istediğinde dahi vermeyeceğimiz bir parayı, bilete yatırıyoruz.

Ablalar, abiler, satıcılar, çalışanlar yani bu çarkın içinde olanlar böylece “NİMETE” kavuşmuş oluyor.

Tabi çekiliş gecesi elinde bilet, TV yada PC karşısında kendi rızkımızdan verdiğimiz paraların hangi talihlinin olacağını merak ediyoruz. Ve açıklanıyor – Kazanan Numaralar.

Ve sana çıkıyor ! Bu abimiz gibi sevinçten kuduruyosun.

Kendini kaybediyorsun.Peki ya sonra !

İşte senin gibi kazanan insanların hayatlarından sana örnekler gösterelim.

Mehmet SarıoğluYapayalnız donarak öldü
Denizli’nin Sarayköy ilçesine bağlı Tırkaz köyünde 40 yıl önce Milli Piyango biletine büyük ikramiye çıkmıştır.Bir anda zengin olunca şaşkına dönen Sarıoğlu, önce köyünde bir ev yaptı.Parayı har vurdu harman savurdu. Zamanla bakıma muhtaç hale geldi. Devletten aldığı yaşlılık maaşıyla geçimini sürdürürken evi yandı. Köylüler aralarında topladıkları paralarla evi tamir ettirdi. Kimsesi olmayan ve hiç evlenmeyen Sarıoğlu, donarak hayatını kaybetti.

EVET MİLYONLARCA İNSANIN RIZKINI İÇEREN PARANIN HAYRINI GÖREMEDİ.

Orhan Ulusoy – Kızı evden kaçtı işleri batırdı
1984’de aldığı bilete 7 milyon lira isabet eden Orhan Ulusoy’un huzur içindeki hayatı ancak 3 sene sürdü. İşleri ters gittiği için kızı evi terk etti. Oto yedek parça dükkânı bulunan ve minibüsçülükle uğraşan Ulusoy, parayı soğan ve fasulye işine harcadı. Üst üste 3 yıl istediği kazancı elde edemeyince iflas etti. 4’ü erkek 8 çocuğu olan Ulusoy, “Hiç rahat yaşantım olmadı. Bir arkadaşım ‘bu para sana felaket getirir’ demişti, dediği çıktı” şeklinde konuştu.

SENDE KAZANDIN YA ONLARDA KAZANDI !

Ahmet Bayram – İlk iş peruk aldı  sonra canına kıydı
Erzurumlu Ahmet Bayram, uzun süredir işsizdi. Üstelik 9 çocuk babasıydı. O da ümidini büyük ikramiyeye bağlamıştı. 2005’te çeyrek biletine 1 milyon 250 bin TL çıktı. İlk iş olarak peruk alan Bayram, İstanbul’a yerleştikten sonra eşini de boşadı. Kendisini eğlenceye veren Bayram, bir süre sonra gece kulübünde tanıştığı kadınla evlendi. Bu izdivaç, sonun başlangıcıydı. Borca battı, karısının gayrimenkulleri satmayı reddetmesi üzerine bunalıma girerek canına kıydı.

Süleyman OrhanAlın teriyle kazandığı bile gitti
Samsun’da 17 yıl önce Milli Piyango’dan büyük ikramiye kazanan Süleyman Orhan’ın hayatı hiç de beklemediği şekilde değişti. Parayı aldıktan sonra şanssızlıklar peşini bırakmadı. Ticarete atıldı ancak yaptığı her işten zarar etti. Aklı başına geldiğinde artık çok geçti. Orhan, o zor günleri şöyle anlattı: “Helal olmadığını biliyordum. İkramiyeden geriye kısa sürede 5 kuruş kalmadı. Hiçbir hayrını görmedim. Üstelik daha önce alın terimle kazandığım birikimim de gitti. Tavsiyem, kimse umutlarını piyango biletine bağlamasın.”

Cem Postacı – Nereden aldım o bileti!
Milli Piyango’nun 1990 yılbaşı çekilişinde 1 milyar 250 milyon lira kazanan Adanalı Cem Postacı, 6 yıl sonra oğlunu trafik kazasında kaybetti. “Talih kuşu bize huzur değil, felaket getirdi” diyen Postacı, “Kazandığım ikramiyeyle emlak işine girdim. Ardından iflas ettim. İşlerim bir dönem çok iyi gitti ancak hiç tanımadığım kişiler, akrabam olarak karşıma çıktı. Her şeyimi kaybettikten sonra şimdi yüzüme bakan yok. Yuvam dağıldı. Geriye emekli maaşım kaldı. Keşke o bileti almasaydım da o para çıkmasaydı” ifadelerini kullandı.

Evet onlarda alırken “YA ÇIKARSA” diyerek aldılar.Ve çıktıda.

Fakat hepsinin sonu ibretlik oldu.

Peki bu para neden huzur getirmez !

1.Sorumuza tekrar dönelim : Evet YA SANA ÇIKARSA diyerek aldığımız bilete eğer ikramiye çıkarsa en büyük ikramiye olan CENNETİ kaçırmış olacaksın.

Bu kazandığın para ile cenneti sana kazandıramaz.Çünkü külliyen haram olan bir para hayır yapılamaz.

Bunun yanında dünyalık olarakta kısa vadede huzur bulduğunu düşündürür.Fakat uzun vadede kötü bir son seni beklemektedir.

2.Sorumuz ise YA SANA ÇIKMAZSA idi.Sana çıkmazsa zaten Nimeti Allah’tan istemek dilemek yerine, gittiğin nimet abla’dan yada aldığın biletten istemiş oluyorsun.Buda gizli bir şirk’tir.

Şirk ise Müslüman insan’ın kaçınması gereken bir durumdur.Allah muhafaza.

Allah insanlara nimetini kendisi verir. Dilediğine dilediği kadar ihsan eder.

Nitekim ayette Allah şöyle buyurmaktadır:

وَاٰتٰيكُمْ مِنْ كُلِّ مَا سَاَلْتُمُوهُۜ وَاِنْ تَعُدُّوا نِعْمَتَ اللّٰهِ لَا تُحْصُوهَاۜ اِنَّالْاِنْسَانَ لَظَلُومٌ كَفَّارٌ۟

O, istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah’ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür. (İbrahim 34)

Ayette kelime manası itibari ile ( نِعْمَتَ اللّٰهِ ) diye okuduğumuz kısmı insanlarımız yanlış yorumlamış olacaklar ki nimeti verenin Allah olduğunu unutup Nimet Abla’nın önünde kuyruklar oluşturmaktalar.

İnsanlar emek vermeden yüklü paralar kazanmak isterler.Alın teri dökmeden.

Lakin yine bir ayette Allah şöyle buyurmaktadır:

وَأَن لَّيْسَ لِلْإِنسَٰنِ إِلَّا مَا سَعَىٰ

“İnsana ancak çalıştığının karşılığı vardır.”(Necm, 53/39)

Şimdi bu kapsamda baktığımız zaman çalışmadan kazanılan bu para, milyonlarca insanın cebinden çıkan paradır. Bu paranın mahiyeti ise , insanların evlerine götürmediği ailesinin rızkından keserek yatırdığı paralardır.

Mantık aslında basittir. Bir kaç kişinin milyoner olmasını sağlamak için milyonlarca insanın parasının hiç edilmesi haramdır.

Günümüzde insanlara cazip getirebilmek adına isimlerinin farklı şekillere büründüğünü görmekteyiz.

Kumar yerine, Milli piyango, toto-loto, iddia, bahis ve benzeri kelimeler ile şirin göstermeye çalışılmaktadır.

Müslüman demek, kitabı Kur’an ve rehberi Hz. Muhammed olan demektir.

Fakat Allah’ın kati ayetler ile yasakladığı fiili yapan insan, içinde milyonlarca insanın rızkının bulunduğu haram para ile dünyasını ve ahiretini yakmaktadır.

Gel Müslüman kardeşim hem dünyanı hem ahiretini tehlikeye atma.

Allah’ın şu sözlerine kulak ver !

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ إِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالأَنصَابُ وَالأَزْلاَمُ رِجْسٌ مِّنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ ﴿٩٠﴾

“Ey İnananlar! İçki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir, bunlardan kaçının ki saadete eresiniz. “ (Maide 90)