Yüce kitabımız,Allah’ın insanlara bir ikramı olan Kur’an-ı Kerim okumanın görünen görünmeyen birçok sırrını anlatmakla bitiremeyiz.

هَذَا بَصَائِرُ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّقَوْمِ يُوقِنُونَ

“Şu Kur’ân insanların kalp gözlerini açacak bir nur, sağlam bilgi edinmek için bir hidayet ve rahmettir” (Câsiye, 20)

Bu ayetin bizlere anlattığı bir kaç husus vardır.

KALP GÖZÜNÜ AÇACAK BİR NUR

Kur’an sık sık insanların kalp ile olan münasebetinden bahseder.İnsanların kalp gözlerini açacak nurun sırrı Kur’an’dan geçmektedir.

Kalp gözü, maneviyat gözü anlamında kullanılmaktadır. Yani insanın maddi alemden başka, manevi alemlere nüfuz edebilmesidir. Bu, hem bir ihsan-ı ilahi hem de insanın gayret ve çalışmasına bağlı olan bir mertebedir. Dolayısıyla kalp gözü açık olan insanlar, normal insanların görmediği birçok şeyi görürler ve işitirler. (sorularlaislamiyet.com)

Kur’an okudukça insan derinleşir,derinleştikçe tefekkür etme kabiliyeti artar,bununla birlikte Allah’ın ayeti olan yaratılmışlara bakış açısı değişir.İşte kalp gözü ile görebilme basiretini artırır.

Bu ilme vakıf olan İslam dünyasının önde gelen ilim adamları,yüzlerce yıl önce yaptıkları ilmi araştırmalar ile günümüz dünyasına ışık tutmaktadır.Velev ki modern tıbbın babası olarak anılan , İbn-i Sina, tıp, psikoloji, farmakoloji, jeoloji, fizik, astronomi, kimya ve felsefe alanında bir deha ve bilim adamıdır. Aynı zamanda “Avicenna” adıyla ve “El- Kanun” (Canon) kitabıyla modern tıbbın gelişmesine büyük katkıları olmuştur.

Yüzlerce çağlar öncesinden çağlar sonrasına bilgi aktarımını tamamen doğru şekilde yapabilen bu insanların doğru bir kaynaktan yola çıkmış olmaları gereklidir.İşte Kur’ani bir ilimle yoğrulmuş olanların basireti açılır,kalp gözü açılır çağlar ötesine ilmi delilleri ile birlikte böyle mesajlar verebilecek kabiliyete sahip olur.

SAĞLAM BİLGİ EDİNMEK İÇİN BİR HİDAYET VE RAHMETTİR

Doğru olduğu kuşkusuz olan bu kitap, takva sahipleri için hidayet kaynağıdır.(Bakara Süresi 2)

Hidayet; bu kitabın özü, hidayet; bu kitabın karakteristiği, hidayet; bu kitabın yapısı, hidayet; bu kitabın mahiyeti. Fakat kimin için? Bu kitap kimin için hidayet ve ışık kaynağı? Kimin için rehber, nasihatçı ve gerçeklerin açıklayıcısıdır? Takva sahipleri için elbette. Kalbe bu kitaptan yararlanma yeteneği veren özellik, takvadır. Kalbin kilitli kapılarını açarak, bu kitabın içeri girip oradaki rolünü oynamasını sağlayan faktör takvadır. Kalbi, yararlıyı almaya, benimsemeye ve kabul etmeye hazırlayan niteliktir takva.

Kur’an’dan hidayet bulmak isteyen kimsenin öncelikle ona temiz ve samimi bir kalple yaklaşması, sonra da bu yaklaşımını korkan ve çekinen bir kalble sürdürmesi gereklidir mutlaka. Ayrıca böyle bir kalbin sapıklığa düşmekten ya da sapıklık tuzağına yakalanmaktan da kesinlikle sakınması lâzımdır. İşte ancak o zaman Kur’an, kendisine çekingen, korkulu, saygılı, duyarlı ve faydalanmayı isteyen bir eda ile yaklaşan kalbe sırlarını ve nurlarını aktarır. Bir gün Hz. Ömer, Ubeyy b. Kaab’a takvanın ne olduğunu sordu. Ubeyy b. Kaab da kendisine “Sen hiç dikenli bir yolda yürümedin mi?” diye sordu. Hz. Ömer “Evet, yürüdüm” dedi. Ubeyy b. Kaab “Peki, o durumda ne yaptın?” diye sordu. Hz. Ömer “Paçalarımı sıvadım ve dikenlere takılmamaya özen gösterdim” deyince Ubeyy b. Kaab “İşte takva budur” dedi.

Evet işte takva hudur. Yani kalp duyarlığı, şuur bilenmişliği, sürekli korku, kesintisiz çekingenlik ve yolun dikenlerinden uzak durma titizliği. Hayat yolunun dikenlerinden; yani arzu ve ihtiras dikenlerinin, istek ve emel dikenlerinin, korku ve vesvese dikenlerinin, boş umut ve asılsız korku (fobi) dikenlerinin ve daha bir çok dikenlerin cirit attığı yol.

Kur’an Meclisi sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayınız.

►Facebook : https://goo.gl/L08nsN
►Instagram : https://goo.gl/XHuzwK
►Youtube : https://goo.gl/kKXqwm