Altın Sesli Hafızların önde gelen isimlerinden birisi Kamil Yusuf El Behtimi

Kamil Yusuf Behtimi, 1922 yılında Mısırın Kalyubiye şehrine bağlı Behtim köyünde dünyaya gelmiştir.

Kur’an okumasını kendi köyünde bulunan medreselerde öğrendi.

Henüz 10 yaşına gelmeden Kur’an-ı Kerimi ezberledi.

Köyündeki camiye giderek ikindi namazlarından evvel kimseye sormadan Kur’an okurdu. Camii görevlilerinden ezan okumak için izin isterdi.

Fakat bir süre sonra görevliler artık izin vermeyince, camiye gelenlerin dikkatini çekmek için arkadaşları ile yüksek sesle Kur’an okumaya devam ederdi. Sesinin tatlılığı ile insanların dikkatini çekmeye başlamıştı. Herkes kim olduğunu ve ailesini sormaya başladı.

Bu genç hafızın hayranları artmaya başlayınca, artık camii görevlisi onun ezan ve Kur’an okumasına kalıcı olarak müsade etmeye başladı.

Böylece Kamil El Bahtimi isimli çocuğun ünü, komşu köylerde duyulmaya başladı. Artık insanlar kendi programlarında Kur’an okuması için bu genç hafızı davet etmeye başladılar.

Kamil Yusuf , kendi döneminin zirve okuyucuları olan Muhammed Rıfat ve Muhammed Selemeyi dinler, onların okuyuş tarzını benimserdi. 

Çünkü Mısırlı hafızların birçoğunun tilavetinde bu iki büyük hafızın etkileri çokça görülür ve büyük ölçüde çocuklar bu tavır üzere okumaya teşvik edilirdi. 

Küçük yaşlardan itibaren yaptığı tilavetler halk tarafından çok sevilirdi. 50’li yılların başlarına kadar bu şekilde devam etti.

Hayatındaki dönüm noktası, dönemin meşhur hafızlarından, Şeyh Muhammed Sayfinin bir gün Bahtim köyüne giderek, adını sıkça duyduğu bu genci haberi olmadan orada dinlemesi ile oldu. 

Ona hayran kaldı ve kendisinin mutlaka kahireye gelmesi gerektiğini söyledi. Bu hususta babasından bizzat izin alarak Kamil Yusuf Behtimiyi öğrencisi olarak yanına aldı ve  Kâhire halkı ile tanışmasına vesile oldu. 

Şeyh Muhammed Sayfi

Onu gece programlarında yanında götürdü. Yeni keşfedilmiş bir yetenek olarak insanlara dinletti. Bir süre sonra artık kahire’nin bütün mahallelerinde tanınmaya başladı. 

Allah ona hem ses olarak hemde maddi ve manevi bir çok lütuf ve ihsanda bulunmuştur.

Bu dönemde aldığı bir arazi üzerine büyük bir bina inşa ettirdi. Kendisini meşhur eden hocası Muhammed Sayfi’nin ise hayatı boyunca burada yanında kalmasını istedi. 

Kamil Yusuf Behtimi, uzun süreli olarak bir Kur’an Medresesinde kalma imkanı bulamadı. Fakat onun üstün bir kulağı ve kabiliyeti vardı. 

Dinlediği Muhammed Rıfat, Muhammed Seleme ve Muhammed Sayfi gibi dev okuyucuları iyi dinleyerek ve taklid ederek kendini geliştirdi. 

Din işleri ve Kıraat Enstitüsüne kaydolmamış olması içinde bir yara olarak duruyordu. Aslında işin aslı, yeterli düzeyde medrese eğitimine sahip olmadığını düşündüğü için bu gibi bir sınava girmeye çekiniyordu. 

Fakat, 1953 yılında Muhmmed Al Seydi ve diğer kuran hafızları onun bu enstitülerde okuyan birçok kişiyi aşan bir yetenek olduğuna ikna ettiler.

Sonrasında bunun için sınava girdi ve üstün bir başarı gösterdi. Bu nedenle Mısır Radyosu kendisi ile 1953 yılında sözleşme imzaladı. 

Daha sonra Kahiredeki Tahrir meydanında bulunan meşhur Omer Makram camiinde hayatının sonuna kadar okuyucu olarak görev yaptı.

Kamil Yusuf El Behtimi | كامل يوسف البهتيمي

Kamil Yusuf Behtiminin oğlu Essam ölümü ile ilgili olarak şu hadiseyi anlatır ; 

Şeyh Kamil, 1967 yılında bir cenaze merasimi için port said kentine gitti. Bende kendisine eşlik ediyordum. 

Kendisi kurulan platfomda Kur’an okurken birden bizi şaşırtacak birşeyler oldu. Kur’an okumayı bırakın, konuşamamaya başladı. Boğazında birşeyler olduğunu ve dilinin ağırlaştığını ima etti. Onu aradan alıp bir hastanede dinlendirdik tedavi edilip kahireye nakledildi. 

Fakat bu hadiseden bir hafta sonra, Kamil Yusuf felç geçirdi. Daha sonra tekrar sağlığına kavuştu Port Said’de yaşadığımız hadise, cenaze merasimine başlamadan önce içtiği bir fincan kahveye kimliği belirsiz kişiler tarafından zehir konması ile ilgiliydi. Açıkcası bu kasıtlı yapılmış bir öldürme girişimiydi. 

Bu hadiseler eski gücünü yitirmesine sebep oldu ve sonraki bir kaç yıl içinde Hafız Kamil Yusuf, Kur’an okuduğu gecelerin birinden sonra beyin kanaması geçirerek 6 şubat 1969 yılında 47 yaşında vefat etti. 

Allah rahmeti ile muamele eylesin.