İSMAİL BİÇER (1947–1998)

1947 Yılında doğup 10 Yaşında Hafız olan,1998 Yılında elim bir trafik kazasında hayata gözlerini yuman,51 Yıllık hayatına, ardından kendini hayırla yad ettirecek yüzlerce hizmet sığdıran, Türk Tavrı Kur’an Tilaveti denince akla ilk gelen isim olan birinden bahsediyoruz.Kurra hafız İsmail Biçer.

İsmail Biçer on yaşlarında artık merasimlerde Kur’an okumaya başlamıştır.

İstanbul da Nuruosmaniye Camii’nde yapılan bir merasimde okuduğu Kur’an sonrası Hafız Hasan Akkuş hocaefendi kendisine yakın ilgi ve alaka gösterir.

Bu tarihten sonra İstanbul’a gelerek Hafız Hasan Akkuş’tan iki buçuk sene ta’lim ve tecvid dersleri almıştır.

İsmail Biçer hocaefendinin ilk görev yeri, Fatih Müftülüğü’ne bağlı Edirnekapı Mihrimah Sultan Camii’dir.Burada müezzin olarak göreve başlar.

1979 Yılında askerlik sonrası Reîsü’l-kurrâ Abdurrahman Gürses Hocaefendi’nin emekliye ayrılmasıyla boşalan Bayezıt Camii imamlığına atanır.

İsmail Biçer olabilmek demek, Abdurrahman Gürses,Hasan Akkuş  gibi, ilim deryası insanların tedrisatından geçmek demektir.

Oda bu şekilde yaparak,Abdurrahman Gürses hocaefendide İlm-i Kıraat (Aşere ve Takrib) okuyarak icazetini alır.

Abdurrahman Gürses Hocaefendi İsmail Biçer’i evladı gibi sever, o da ona babası gibi hizmet ederdi.

İsmail Biçer’in sesi ve nefesinin gücü yanında, ihlaslı birisi olması, onun bugün bile insanların gönlünde neden bu kadar yer bulduğunun bir göstergesidir.

Ayrıca bu yönü ile vefatından sonra dahi, kalıcı olabilmenin nasıl olacağını, günümüzün gençlerine ve Kârilerine göstermiştir.

İsmail Biçer Kur’ân aşığı idi. Kendisi hafız olduğu gibi üç oğlunu da hafız yetiştirdi.

İsmail Biçer çok güzel Kur’an okurdu.Beyazıd Camii’inde okuduğu aşırları dinlemek isteyenler çok uzaklardan gelir camii ağzına kadar Cemaatle dolardı.

İsmail Biçer aynı zamanda yurtdışına da birçok kez gitmiştir.Malezya, Tunus, Pakistan, İran ve Libya’da yapılan Kur’ân-ı Kerim’i güzel okuma yarışmalarında Türkiye’yi başarıyla temsil etmiştir.

İsmail Biçer sadece Kur’ân’ı güzel okumakla yetinmez, aynı zamanda okuturdu. Kur’ân okumak isteyen hiç kimseyi boş çevirmezdi. Görev yaptığı Beyazıt Camii talebelerle dolup taşardı.

İsmail Biçer’e sanki öleceği malûm olmuştu. Vefatından kısa bir müddet önce o dönem Fatih Camii İmamı olan Hafız Osman Şahin gördüğü rüyayı şu şekilde anlatmaktadır :

Bu tarihten çok zaman geçmeden İsmail Biçer 26 Mart 1998 Perşembe günü Bandırma yakınlarında elim bir trafik kazası geçirerek vefat etti.

Cenazesine memleketin her tarafından binlerce hafız ve Kur’ân âşıkları geldi. İstanbul’daki sevenlerinin de katılımıyla Beyazıt Camii ve meydanı tıklım tıklım doldu.

Aynı araçta bulunan, yine dönemin meşhur hafızlarından olan Yusuf Gebzeli’de vefat etmiştir.

Allah kendilerine Rahmeti ile muamele eylesin.

Kur’an demek Rahmet demektir.Kur’an demek huzur demektir.

Kur’an demek gönüllerin fethi demektir.

Allah gönüllerin fethine bizleri inşallah vesile kılsın.

Bu videomuzda Ustad ismail biçer hocaefendiyi anlatmaya çalıştık.Tabiki bu kadar kısa bir video ile bu büyük hizmetlerin hepsini anlatmak zor.

Bu gibi videolarda sizler gibi Kur’an aşıklarına bir nebze katkıda bulunmaktadır gayemiz.